"Futbolun 22 adamın topun peşinden koşması olduğunu düşünmenin, kemanın telden ve yaydan, Hamlet'in kağıt ve mürekkepten ibaret olduğunu söylemekten bir farkı yoktur." J. B. Priestley, The Good Companions, 1928

28 Kasım 2009 Cumartesi

Geride kalanlar GSCC 79-73 KSK

Geride kalanlar onurunu kurtarmak için, formasını yaşatmak için hem de 5 numarasız hem de deplasmanda Pınar Karşıyaka gibi bir takımı 79-73 yenerek belkide ligde kalmanın mucize olmadığını taraftarlarlarına anlattılar. Bu öyle bir öykü ki izlerken" geride kalanlar" la gurur duyulası, öyle bir öykü ki 30 a yakın hücum ribaundu verilmesine rağmen maç kazanılmasın anlatan. Jasaitis ve Rancik'in star olduklarını kanıtladıkları , Wilkinson ve diğerlerinin Türk gibi savaştıkları doyasıya izlenen bir maçın ardından Cihansever Yeşildağ ve ekibine teşekkürden başka diyecek neyimiz var ki..

Bu devirde kaç tane oyuncu var ki oyna denildiğinde oynamayacak(ki bu oyuncu takımın bel kemiği olsun) kaç oyuncu var ki (ki sorulmamaıştır bile) formanı ver dendiğinde formasını vermesin.. Galatasarayın aldığı ceza kesinlikle doğru ama oyuncularımızı aldığı cezanın insafsızca olduğunu belirtmek istiyorum.

Sekobarbital blogunda bundan böyle bu ekip her hafta yense de ynilse de gururla anlatılacaktır.

SALON: Karşıyaka Spor Salonu

HAKEMLER: Rüştü Nuran - Fatih Arslanoğlu – Alper Özgök

PINAR KARŞIYAKA (73): Gökper Gen 3, Birkan Batuk 5 (2 ribaund- 5 asist), Ryan Toolson 24 (2 ribaund- 2 asist), David Holston 27 (10 ribaund- 2 asist), Andre Smith 16 (10 ribaund- 4 asist), Furkan Aldemir 4 (8 ribaund- 1 asist), Valentin Pastal 1 (3 ribaund), Alper Saruhan (1 ribaund- 1 asist). Kzell Wesson 3 (6 ribaund- 2 asist)

GALATASARAY CAFE CROWN (79): Darius Washington 10 (4 ribaund- 3 asist), Caner Topaloğlu 2, Murat Kaya 6 (3 ribaund- 2 asist), Michael Wilkinson 6 (6 ribaund- 2 asist), Polat Kocaoğlu, Radoslav Rancik 23 (7 ribaund- 3 asist), Evren Büker 6 (2 ribaund- 1 asist), Can Akın 2 (1 ribaund- 2 asist), Simas Jasaitis 20 (8 ribaund- 1 asist), Eren Beyaz 4 (6 ribaund)

1.PERİYOT: 22-18
2.PERİYOT: 17-16
3.PERİYOT: 15-27
4.PERİYOT: 19-18

4-6-0


Neeskens'in ciddi anlamda bizim blog alemini taki ettiğini düşünüyorum artık. Dün Sarp-Perotta benzetmesini yaptığımda farkın sadece takım bazında olduğunu belirtmiştim. Yani Roma çoğu maçta gol ümidini Totti ve Perotta'ya bağlar ve maça 4-6-0 ile çıkar demiştik. Galatasaray ise ne olursa olsun maça forvetsiz çıkmaz Sarp bu yüzden sarkmaları ile zaman zaman ikinci forvet olur diye de eklemiştik. Ama Galatasaray dün maça 4-6-0 çıktı ve gol ümidi Totti vari Arda ve Perotta vari Sarp'a oldu. Ama olmadı :(

***4-6-0 sadece lokomotif modeli olmaktan öteye geçemez ki kesinlikle ütopya kabul edilemez***

27 Kasım 2009 Cuma

Messi & Ronaldo


Bence de Messili Barcelona kazanacak.

Göztepe'de son durum

Göztepemiz bu hafta ilk maçta hakederek yenildiği Sarıyer karşısına çıkıyor. Fakat maç seyircisiz. Mutlaka kazanmamız gereken bir maç ama gol atamıyoruz. Lig boyunca sadece Denizli Belediye karşısında 2 gol atabildik. Kaybedersek "her sene bir üst lige" sloganı tarih olacak.

Mustafa Sarp & Perotta


Hep sevmişimdir golcü güdüleri olan defansif adamları. Koeman, Luciano, Terry ve Lugano'yu sayabiliriz ilk etapta. Ama attıkları gollerin hepsi duran toptur bu adamların. Defansif ortasahalardan ise Barcalı Keita ve ManU'lu Carrick'in ise golleri genelde uzaktan şutlara gelir. Ama Perrotta ve bizim Sarp ın bana göre muhteşem denilebilecek araya kaçma ve gol bölgelerine sarkma eğilimi var. Bazen Roma maçlara 4-6-0 taktiği ile çıkar ve gol umutları genelde Totti ve Perrota'dır. Gerçi Galatasaray forvetsiz maça çıkmıyor ama Sarp her maç en az 2-3 net pozisyon buluyor. Biraz daha ofansif oynatılmasını düşünüyorum. Gerçekten gole yakın bir isim Mustafa Sarp.

Bursa deplasmanı

Hep zorlu geçmiştir hep. En son ne zaman kazandık Bursa'da hatırlamıyorum belki yakın bi tarihtedir ama nedense hep yenildiğimiz maçlar geliyor aklıma. Baliçli Bursa'ya 3-2 kaybettiğimiz maç var mesela, Hgi'li Bursayla 2-2 beraberlik ve Yusuflu Sarplı Bursa'ya geçen sene 2-1 kaybediş. Bugün de zorlu olacak ama Sercan ve Volkan'ın kafalarının karıştıtımış olabileceğini düşünüyorum bizimkiler tarafından. Arda ve Keita dönüyolar bugün takıma. Tahminim Ayhan bugün yedek soyunacak. Topal ve Sarp ile dirençli bir blok oluşturmaya çalışılacak diye tahmin ediyorum. Güzel maç olacak ama seri Bursa akınları karşısında Gökhan Zan çaresiz kalmasın yeter.

TRT'de yayınlanan ilk Dünya Kupası Finali golü


Bu golü çok yakından tanıdığımız biri attı. Neeskens Almanya kalesine bu golü gönderirken aslında yaşayan bir efsane olacağını biliyor muydu? Galatasaraylıların ağzının içine bakacağı Rijkaard kadar değer verileceğini biliyor muydu? Dünyada hiç bir zaman 2.adamlar hakettikleri saygıyı görmezler. Ne Löw Klinsmann'ın yardımcısıyken ne de Müfit Erkasap hiç bir zaman takdir edilmedi. Neeskens neden hep 2.adam olmayı tercih etti asıl merak edilen soru aslında bu. Milli takımda iken Cruyff'un arkasında, hocayken Rijkaard'ın. Böylesi mi ona kolay geliyor bilinmez ama gerekten merak uyandıran bi durum. Hepimiz biliyoruz ki Neeskens ilk adam olarak bile Galatasaraya gelse yine büyük iş başarmış olunurdu.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Torbalıspor

Memleketim Torbalı.. Yıllarca yatılı okuduğum dönemde her pazartesi gazeteden takip ederdim adldığı sonuçları.. Uzun yıllar 3.ligdeydik.. Orta sıraların devamlı müşterisiydik adeta.. Eniştem yıllar öncesinin neredeyse 2.lige çıkacak olan takımın 10 numarasıydı.. Lakabı "taş kafa" idi.. Gel zaman git zaman takım amatöre düştü ama 1-2 senelik bi aradan sonra 3.lige döndü.. Şimdi grubunda lider.. hem evinde hem deplasmada aldığı sonuçlarla yüzümüzü güldürüyor.. Sezon sonu yıllar öncesi yaptıkları gibi acaba 2.lige çıkmamak için maçlara asımayacaklar mı, yoksa eski Galatasaraylı Fethi'nin takıma katkısı umduğumuzdan çok daha mı fazla olacak..

TFF 3.Lig Kademe 2
30.08.2009 Torbalıspor 3 - 0 Marmaris B.Gençlik
06.09.2009 Afyonkarahisarspor 0 - 1 Torbalıspor IY 0-0
13.09.2009 Torbalıspor 3 - 0 İzmirspor IY 1-0
16.09.2009 Y.Menemen Bld.Spor 1 - 0 Torbalıspor IY 1-0
19.09.2009 Torbalıspor 2 - 0 Tekirova Bld. IY 1-0
27.09.2009 Muğlaspor 1 - 2 Torbalıspor IY 0-2
04.10.2009 Torbalıspor 1 - 1 Ispartaspor IY 0-1
07.10.2009 Altınordu 1 - 0 Torbalıspor IY 0-0
11.10.2009 Torbalıspor 2 - 0 Keçiören Sportif A.Ş. IY 2-0
25.10.2009 Nazilli Bld. 1 - 2 Torbalıspor IY 1-1
01.11.2009 Marmaris B.Gençlik 0 - 0 Torbalıspor
08.11.2009 Torbalıspor v Afyonkarahisarspor
15.11.2009 İzmirspor v Torbalıspor

Tataristan'da bir Barcalı

44-42

Kusura bakmasınlar. Dün geceme ne Beşiktaş'ın şampiyonlar ligi maçı ne de Marsilya'nın yarım düzine gol atması damgasını vurdu. Fenerbahçe ile Arkas'ın erkekler voleybol Türkiye Kupası çeyrek final mücadelesinin 3. seti 44-42 bitti. Evet yanlış okumuyorsunuz 44-42. Basket maçı gibiydi. İnanılmaz zevk aldım. Bilmeyenler varsa maçı Fener 3-1 aldı. Bileğinin hakkıyla..

yensen de yenilsen de...


Derbi sonrası izlediğim bölümünde "Yensen de yenilsen de" de Beşiktaşlı bir arkadaş derbiyi fenerbahçe'nin kazanmasından duyduğu memnuniyetini anlatmıştı. Sebebp olarak ta Galatasaray'ın yense de yenilse de çok daha çabuk toparlanabildiğini kaybedeceği 3 puanın karakartal yönünde kar olduğunu belirtmişti. Çünkü Fenerbahçe'nin Anadolu deplasmanında herhangi bir takıma karşı çok rahat maç kaybedebileceğini söyledi. Fener önce öne geçtiği Antep'e kaybetti daha sonra da yine öne geçtiği Kayseri'ye az kalsın yeniliyordu 1 puanı zor kurtardı. Kimse diyemez ki Fener Gençler ya da Sivas deplasmanından puan çıkarabilir. Bu yorumu yapan arkadaşı kutluyorum. Şimdi Fener Beşiktaş ve Trabzon'a puan kaybederse Galatasaray'ı yenmesine Anadolu takımlarının 3 büyüklere kazanmış oldukları zihniyetle yaklaşmayacaklarını düşünüyorum. Sen git 6-0 yen Avrupa'ya bile gideme misali

2 Kasım 2009 Pazartesi

Diyarbakır gerçeği..

2,5 yıl görev yaptım Diyarbakırda.. Özelde de çalıştım.. Halkla iç içe olduğum çok zaman oldu haliyle.. Yediğim yemekten tutun, muayene ettiğim hastasına hayatımın hiçbir evresinde bu kadar hürmet ve saygı görmedim.. Okumuş insana saygı ve sevgi bu yöre insanının kanında var.. Ki suratıma bakan İzmirli olduğumu 5 sn de anlar.. İstanbul'da yemekten daha fazla para verdiğimiz salata, ezme, içli köfte orada yemekten önce ikram olarak gelir.. İstersen 2 lahmacun ye.. Yine de gelir.. Ama gel gör ki şehirde dolaşırken bir fabrika göremezsiniz.. Birtek şehir merkezine ismini veren OFİS vardır o da köklü bi kurumdur.. Tabi bunun birçok sebebi var haraç, tehdit vs vs.. Sevdirememişiz okulu bu insanlara.. Ancak babasının cebine para vererek okutturmuşuz kızını ve oğlunu.. Bir tutam ekmeğe muhtaç o kadar çok aile var ki.. 10 çocuklu.. Adam prezervatifi balon zanneder göstesen.. Onlardır bizden yapamadığımız.. Dışladığımız.. Diyarbakırda gittiğim şehit cenazelerinin sayısını bilmem arkadaşlar.. Anaları arkalarından Kürtçe ağıt yakan.. Ey Antepli Bursalı "PKK dışarı" diye bağırırken bir elinin parmağını kestiğinin farkında mısın.. Dağdaki 3000 çapulcu için 1 milyonluk Diyarbakır'ı nasıl harcarsınız.. Bu yapılan da bölücülük değil mi..Ki kadrodalarında neredeyse bir tek Kürt oyuncu bile yokken bu davraşınızla bu futbolculara saygısızlık yapmış olmuyor musunuz? Biraz da kendimize şu soktumun çuvaldızı birazcık ta kendmize.. Hangimizin bir Kürt akrabası yok ya da bir Kürt'ün Türk..

1 Kasım 2009 Pazar

Fenerbahçe'ye karşı önyargı

Ülkemizin en çok takip edilen spor sitelerinin başına gelen internetspor.com'un Ercan Saatçi özentisi adı çok da önemli olmayan bir yazarının yazısı sonucu bu antipatikliğin sebebinin ne renkler ne de yöneticiler olmadığını anladım.. Bu antipatikliği yaratanlar kötü oyundan sonra bile takımını eleştirmek yerine göklere çıkaran holigan yazarlar.. Ercan Saatçi ve Ömer Çavuşoğlu gibi garibanların Fener taraftarları tarafından bile sevilmediği gerçeği önümüzdeyken en az onlar kadar fenerli Uğur Meleke ve Mehmet Demirkol objektif olabildikleri için mi seviliyorlar acaba..

İşte belki de şu sitede yazdığı saçmalıklardan dolayı benim bir ayda kazandığımı karaladığı 3-5 satırla kazanan yazar! arkadaşımızın yazısı..
Eminim aynı fanatik yazar Fener- Kayseri maçında topun %100 çizgiyi geçtiğini de iddia edecektir. (Belki de geçmiştir ama görüntülerden belli olmuyor ayrı)

Kabahat Fenerbahçe'dedir
01 Kasım 2009 Pazar 02:31

"El elden üstündür" sözünü unutmamak gerekir. Fenerbahçe'nin rakibine çok yönlü üstünlüğünü görmemezlikten gelmek ayıptır. Alınan galibiyetten sonra, Galatasaray'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yi seremoni halinde alkışlaması gerekir. Bunu yapmak erdemliktir.

Böyle bir rakip karşısında maçın tamamında modern futboldan örnekler sunarak Fenerbahçe'nin aldığı bu haklı galibiyeti kim gölgelemeye çalışıyorsa art niyetlidir.

Fenerbahçe'ye verilen cezayı az bulanlar, Kasımpaşa maçında rakibine yumruk savuran Keita'ya ve herkesi galeyana getiren Arda'ya herhangi bir ceza verilmezken seslerini çıkarmayan bu insanlar; fiilsiz, öznesiz, yüklemsiz cümleciklerdir. Bunlar büyük dünyanın, dürüstlükten yoksun küçük insanlarıdır.

Fenerbahçe'den sürekli aldığı yenilgilerin faturasını başkasına çıkarmak artık bir Galatasaray klasiği olmuştur. Futbolu ağzıyla oynayan star adaylarının rakibine ana avrat sövmesine ses çıkarmayanlar, katalizörlük yaparak saha kapatmaktan bahsediyor.

Fenerbahçe maçlarında Ali Sami Yen'i çadır tiyatrosuna dönüştüren, kızıl siyah bulutlar oyununu sergileyen usta yönetmen Adnan Polat, bir kez olsun içinizdeki kötü duygulara tepki gösterecek kadar cesaretli olabildiniz mi hiç? Hiç objektif olmadınız.

Kötü kralların mutluluğu halkının sefaletidir!

Aslında kabahat bir okurun yazdığı gibi Fenerbahçe'dedir. Şimdi size Harbiyeli okurun yazdıklarını sunuyorum.

Harbiyeli okur diyor ki;

'' Suçlu ayağa kalk!

Maçın başında atılan golde, topu çizgiden çıkmadan çeviremeyen Wederson, altı pastan topu direğe nişanlayan Lugano, kaleci Franco'nun kısa degajını kaleye şandelleyemeyen Alex, kabak gibi açılmış bomboş kaleye kafasıyla ıskalayan Guiza, dört mutlak gol pozisyonunu harcayan Kazım, yenilen hatalı golde topu elinden kaçıran Volkan Demirel; yapmasanıza, atsanıza o golleri, skor 7-0 olsun. Mazeret bırakmadan sustursanıza şu Galatasaray'ı, bahane bulmasınlar.

Bir şişe su, bir bozuk para iki maç saha kapattırıyorsa; o halde geçen sene atılan bir ton su Ali Sami Yen'e kilit vurdurmalıydı.

Bilica'nın tokatı 3 maç ceza ise, Keita'nın kroşesi Keita'ya sezonu kapattırmalıydı'' diyor.

Harbiyeli arkadaşımızın yazdıklarına kulak vermek gerekir.

Kendi lehine yapılmış olan adaletsizliklerde seslerini çıkarmayanlar, atılan 1-2 pet şişe sonrasında feryadı figan ediyorlar.

Gerçek gecikmeyi sevmez. Hayallerin yerini pişmanlıklar alırsa, kıskançlık duyguları ortadan kalkar.

Talihli futbol takımları, bedavadan aldıklarını eninde sonunda tarihe geri vereceklerdir. Çünkü yanlarındaki şans da şanslı değil artık.

Kimse görmek istemeyenler kadar kör değildir. Görünen bir gerçek vardır ki, o da Fenerbahçe bu yıl botanik bahçesidir.

Göztepe - Fethiye Maçı... Güzel olan tek şey pankartımız..

İstanbul'da ikamet etmemden dolayı maçı Yeni Asır TV'den izleyebildim.. Zevksiz, tatsız tuzsuz bir maçtı.. Fethiye'de izlediğim maçtan sonra bana umut veren Göztepe, küme düşer dediğim Fethiye idi.. Ama ummadık taşın açtığı yara sanıldığı gibi 2 dikişten çok daha fazlası.. Alınsaydı şayet bu galibiyet üst sıralardan kopulmama anlamından çok seri galibiyetler zincirinin 3.halkası olması açısından önemliydi.. Hüseyin Kartal ve Şadi Çolak bu ligde kaliteden çok fizik gücün anlamlı olduğu gerçeğinden çok ama çok uzaklar.. Maç boyunca atılmış bitirici bir tane aksiyon bile yok.. Göztepemiz anlaşılan 2-3 sezon 2.ligde rejenerasyon idmanları yapıcak..

HAKEMLER: H.MEHMET ŞİMŞEK, ÖZGÜR DEMİRCİ, SERHAT TEKGÖZ, HÜSEYİN OTYAKMAZ

GÖZTEPE: SİNAN, FERHAT, TAYFUN, ŞADİ, MERT, BURAK, SERKAN, ERAY, M.AKİF, HÜSEYİN, EMRAH

FETHİYESPOR: HAKAN GEDİK, HAKAN ESER, SABRİ, BARIŞ, ALİ, YAHYA, SERDAR, ÖNDER, YASİN, CİHAN, EMİRHAN

GURUBUMUZDAKİ DİĞER MAÇLAR:

İstanbulspor-Tepecik Bld. : 3-1
Akhisar Bld.Genç.-Alanyaspor : 4-0
Sarıyer-Denizli Bld. : 1-1
Konya Şekerspor-Turgutluspor 1-0

Keitasız ve Ayhansız

Baros, Elano, Keita, Ayhan.. Galatasaray'ın bu maç öncesi eksikleri.. Sabri vardı bugün birçok pas hatası yapan, sonra kapmak için deliler gibi bir sağa bir sola koşan.. Enerjisini adam gibi pas atmak için kullansa oynadığı oyundan da zevk alacak, zevk te verecek.. Çünkü ne olursa olsun Türkiye şartlarında hala hareketli topa en iyi orta kesen oyuncuların başında geliyor.. Fakat Uğur oyuna girdiktan sonra sağ açıkta bal yapmayan arı hali onu Galatasaray oyun yapısında en fazla sağ bek yapar.. Barış-Topal-Mustafa Sarp lı ortasaha Sivasspor'a bir tane bile atak yapma şansı vermedi.. Aslında Barış sağ açıkta başladı oyuna ama Rijkaard kısa bi süre sonra onu içe çekerek geçilmesi zor bi set ördü.. Bu sene sarı kırmızılıların oynadığı en zayıf takım görüntüsü 2 senenin başarılı transfer politikasının 1 senede heba edildiğini gösterir gibiydi Sivas cephesinde.. Muhsin Hoca'yı maç sonu demeci için tebrik ediyorum.. Gelecek hafta Fenerbahçe'nin Ankaraspor bay geçişi ve Beşiktaş karşısına diri çıkacak olması Cim Bom açısından bu 3 puanı çok daha anlamlı kılıyor..